Sensormatic Blog

Metamobilite Hayatımızı Nasıl Değiştirecek?

Facebook’un adını meta olarak değiştirmesi ve metaverse vizyonunu paylaşmasının ardından sadece birkaç ay geçti. Ama bu son birkaç ay içinde metaverse, popülaritesini hiç kaybetmedi.

Neredeyse her gün metaverse’te yeni bir ilk hayata geçirildi. İlk yılbaşı partisi, ilk metaverse ajansı gibi pek çok yenilikle tanıştık. Ama tüketici elektroniğinin kalbinin attığı Las Vegas’tan öyle bir haber geldi ki bu sadece metaverse için değil insanlık için de yeni bir aşama anlamına geliyor. Geçtiğimiz yıl robotik şirketi Boston Dynamics’i satın alan Hyundai Motor, CES 2022’de Robotik ve Metaverse ile ‘İnsan Erişimini Genişleten’ yeni ‘Metamobilite’ konseptini ve vizyonunu paylaştı. Buna göre şirket 2022’de hem gerçek  dünyada hem de metaverse’te robotik teknoloji kullanımına öncülük edecek. Dünyayı değiştireceği söylenen bu yeni konsepti gelin yakından inceleyelim…

Metamobility nedir?

Hyundai Motor, akıllı mobilite cihazlarının metaverse bağlantısına sahip olmasına Meta ve Mobility isimlerinin birleşminden doğan “Metamobility” adını verdi. Kavram, Türkçe’de metamobilite olarak karşılık buldu. Şirket, metamobilite ile insanların sanal gerçeklik teknolojisi sayesinde mekan ve zaman kısıtlarını aşarak, her an her yerde hareket edebilmesini amaçlıyor. Hyundai Motor bunu Boston Dynamics robotları ile gerçeğe dönüştürüyor. Hyundai, robotik tabanlı Mobilitenin İnterneti (MoT) kavramını da gündeme taşıdı. Burada da mobilite çözümleriyle insanların hayatını kolaylaştırmak için robotik alanındaki gelişmelere odaklanıyor.

Nasıl çalışıyor?

Peki Metamobilite nasıl çalışıyor? Robotlar, sanal dünya ile gerçek hayat arasında bir köprü görevi üstleniyor ve insanların sanal gerçeklik üzerinden istediği ortamda hareket etmesini sağlıyor. Yani biz sanal gerçeklik gözlükleriyle metaverse’e bağlanıp orada hangi eylemi yapmak istiyorsak yapıyoruz ve fiziksel dünyadaki dijital ikizimiz olan robotlar bizim hareketlerimizi aynen tekrarlıyor. Böylece sanal evrenle fiziki evren arasındaki zaman ve mekan kavramı kalkıyor. Bu sayede örneğin evdeki hayvanlarımızı ya da bitkilerimizi evde olmadığımızda besleyip onlara su verebileceğiz ve bunu yapmak için ihtiyacımız olan tek şey sanal gerçeklik gözlükleri ve robotlar.

Daha verimli bir gelecek hayal ediliyor

Metaverse ve robot bağlantısı, aslında bir insanın sanal gerçeklik gözlüğüyle metaverse’e bağlanarak çok kısa bir süre içinde ardı ardına pek çok farklı fiziksel mekanda istediği eylemi yapabilmesini sağlayacak. Bu inanılmaz bir devrim anlamına geliyor. Bazen çoğumuz ‘Keşke kendimi kopyalayabilseydim’ ya da ‘Ne yazık ki benden bir tane daha yok’ demişizdir. Bu hayal metamobilite sayesinde gerçek olacak gibi duruyor. Bu da insanlığa tek bir dijital ikizin yetmeyeceği dijital ikizlerimizin olacağı anlamına geliyor. Buradan girişimcilere robot kiralama gibi pek çok iş fırsatı çıkacağı da aşikâr… Öte yandan metamobilitenin, endüstri 4.0 devrimini de oldukça ileri bir noktaya taşıyacağı öngörülüyor. Bu sayede akıllı fabrikaları uzaktan çalıştırmak mümkün olabilecek. Enerjiden, iş gücüne kadar pek çok alanda verimlilik artacak. Metamobilitenin arkasındaki fikrin özü; uzay, zaman ve mesafenin hepsinin anlamsızlaşacağı, robotların meta veriye bağlanarak gerçek dünya ve sanal gerçeklik arasında özgürce hareket ettiği yeni bir dünya yaratmak. Bu sayede robotların günlük hayatımızda yararlı ve güvenilir arkadaşlar haline geldiği bir gelecek hayal ediliyor. 

Yorum ekle