Sensormatic Blog

Şirketler için yarının en önemli 10 teknoloji trendi

Hayatımızı dört bir koldan saracak yakın dönem teknolojilerini sizler için araştırdık ve can alıcı noktalarını yazdık. Bazılarını doğrudan kullanacağız, bazıları ise dolaylı olarak hayatımıza dokunacak.

Konu teknoloji olduğunda gelecekten bahsetmek, ileride komik duruma düşme riskini de göze almak anlamına geliyor. Bu dosyamızın amacı elbette uzak gelecekteki teknolojiler hakkında kehanetlerde bulunmak değil. Başlığımızdan da anlaşılacağı gibi, yarının teknolojilerini anlattık.

Yakın geleceğin teknolojileri, sosyal hayatımıza katkı sunarken ve şirketler için daha fazla verimlilik ve kâr anlamına gelirken, devletler için de çok büyük olanaklar yaratacak.

Giderek daha büyük bir sorun hâline gelen enerji, yarının teknolojileri sayesinde bir parça olsun sorun olmaktan çıkabilir. Yeni araç ve yöntemler sayesinde kişiler, işletmeler ve devletler, enerji tasarrufunun onlarca yeni yolunu keşfedecekler. Bu bile tek başına, yarına umula bakmak için yeterli.

Teknolojinin geleceği bizce oldukça parlak ve müthiş fırsatlar vadediyor. Yeter ki onları doğru biçimde kullanmayı bilelim.

1- NFC

Mobil teknolojilerle ilgili en heyecan verici gelişmelerden biri, ürün ve hizmetler için nasıl para ödeyeceğimizle ilgili. Samsung Galaxy Nexus gibi telefonlar, bir işlemi gerçekleştirmek için sadece okuyucuyla temas etmesi yeterli olan bir yakın alan iletişim (NFC) yongası kullanıyor. Walgreens ve McDonald’s gibi büyük işletmeler daha şimdiden NFC ile donatılmış terminaller kullanmaya başladı. Google Wallet hizmetiyle satın alımların takibini de yapabilirsiniz.

Telefonu terminale dokundurmanız yeterli olduğundan, NFC zamandan tasarruf etmenizi sağlar. Ancak NFC finansal işlemlerin de ötesinde kullanımlara sahip olacak. Bugün Android Beam hizmetini kullanarak iki Galaxy Nexus telefon veri alışverişi yapabilmekte. Tarayıcı sayfalarını, YouTube videolarını ve irtibatları aktarmak için telefonları arka arkaya konumlandırmak yeterli oluyor. Buna ek olarak yakında NFC kullanan Bluetooth cihazlar da göreceğiz. Örneğin telefonunuz ve bir kulaklık arasındaki bağlantıyı doğrulamak için cihazları birbirine temas ettirmeniz yeterli olacak. Yani nihayet Bluetooth PIN’lerinden kurtulacağız!

Yakın Alan İletişimi’ni, en basit şekliyle kredi kartlarınız yerine telefonunuzu kullanmanın bir yolu olarak tanımlayabiliriz. NFC’nin aktif hâle getirildiği bir telefonu bir dükkândaki (veya bir taksideki) kredi kartı okuyucusunun üzerinden geçirdiğinizde ücret hesabınızdan tahsil edilecektir.

Bu yılın sonuna kadar her 5 cep telefonundan birinin NFC ile donatılmış olması bekleniyor. Yarışa ilk girenler Google Wallet, Visa Wallet, Serve (American Express’e ait) ve ISIS oldu. Bir türlü arzulanan çıkışı yakalayamayan temassız ödemenin bu sene artık büyük çıkışı yapması şart!

2- SES TANIMA

iPhone 4S’le hayatımıza giren Siri hizmeti, mobil bir cihazın üzerinde ses tanıma işlevinin gerçekten de çalışabileceğini gösterdi. Örneğin eşinizle yiyeceğiniz bir akşama yemeğiyle ilgili bir hatırlatma notu gibi karışık komutları konuşarak verebilir ve bunu GPS konumunuza bağlı olarak iş yerinizden ayrıldıktan sonra görebilirsiniz. Hizmet, gelen kısa mesajları bile okuyabiliyor. Siri, büyük beklentilerle -ve hizmetin ne yapıp ne yapamadığına dair esprilerle- karşılandı, ancak hizmetin ses tanıma stili bu yıl ve sonrasında gündemimizde önemli bir yer kaplayacak.

Doğal dil araması [herhangi bir şeyin (sadece tetikleyici komutlar değil) söylenmesinin ardından telefonunuzun veya arabanızın esas niyetinizi anlaması ve buna cevap vermesi] geliştikçe yeni uygulamalar daha da ilerleyecektir. Android Vlingo uygulaması, e-posta dâhil olmak üzere gelen tüm mesajlarını okuyabiliyor. Bu hayli ilgi çekici çünkü e-postalar genelde kısa mesajlara göre daha geniş ve daha karışık bir dil haznesi içerirler. Vlingo’nun Siri’ye göre bir diğer üstünlüğü de uygulamaları kontrol etmenize izin vermesi. Sadece konuşarak Yelp uygulamasıyla restoranları araştırabilir veya Kayak kullanarak bir sonraki uçuşunuzu kontrol edebilirsiniz.

Bu yıl Cadillac XTS üzerinde ilk çıkışını yapması beklenen Cadillac Cue hizmeti bu teknolojinin arabalara daha ileri seviyede nasıl entegre edileceğini gösteriyor. Cadillac’a göre ilk başta Cue, arabanın içindeki klimanın kontrol edilmesi veya listedeki bir sonraki şarkıya geçişle ilgili basit komutlar içerecek. Ancak yapay zekâ çok daha ileri düzeyde ses tanıma için tasarlanmış. Örneğin Cadillac’a göre günün birinde hizmet, anında adım adım yön talimatı almak için bir işletmenin adını söylemenizi yeterli bulacak.

Yükselişe geçme ihtimali olan bir diğer eğilim de “sesli kontrol”. iPhone 4S ve iPhone 5’teki ses kontrolü özelliği diğer cihazlara da yayılabilir. Siri’nin (Bu hizmet sesinizi kullanarak kısa mesaj göndermenizi, hatırlatma notu oluşturmanızı, web’de arama yapmanızı ve daha birçok diğer işlemi gerçekleştirmenizi sağlayabiliyor.) özgünlüğü sesle kontrol edilen cihazlarda yeni bir eğilimin başlangıcı olabilir.

Peki ama sesle kontrol yıllardır var olan bir teknoloji değil mi? Evet, ancak doğruluğu düşük düzeydeydi. Siri ve benzer uygulamalar bizim konuştuklarımızı cihazlarımızın -hem de ilk denemede- anladığı bir çağa işaret ediyor. Diğer cihaz üreticileri de muhtemelen bu modanın peşinden gideceklerdir. Kaldı ki Apple ses kontrolüyle TV’nin uzaktan kumandasını ortadan kaldırmaya çalışabilir. Darısı Türkçenin de başına diyelim.

3- BÜYÜK VERİ YÖNETİMİ

Büyük veri, olayların analiz edilmesi veya ön görülebilmesi için kullanılan karışık ve devasa miktardaki bilgilere teknoloji dilinde verilen isim. Büyük veri analizi, son Amerikan seçiminde büyük bir rol oynamıştı. Obama kampanyası bunu önemli eyaletlerdeki adaylara dair Twitter görüşlerini takip etmek için kullanırken, blog yazarı Nate Silver da tüm 50 eyaletteki seçim sonuçlarını doğru tahmin etmede kullandı.

Büyük veri ayrıca küresel sorunların çözümüne yardımcı olma amaçlı olarak da kullanılıyor. Büyük Verinin İnsan Yüzü projesi sonucu ortaya çıkarılan bir fotoğraf, retina hastalıklarına sahip insanların tekrar görmesine yardımcı olmak için büyük veri aracılığıyla yapılan gözlükleri gösteriyor.

Daha büyük veri ve depolama önümüzdeki günlerde daha da önem kazanacak. 2020 yılına kadar büyük veri talebinin yüksek bir artış göstermesi bekleniyor. Denetleme, arşivleme ve geri kazanım gittikçe daha da karmaşıklaşıyor. Analiz ve düzen tanıma burada büyük öneme sahip. Uzmanlaşmış analizlerin yapılması için yeni özelleşmiş sunucular daha fazla görülecek. Dünyada hâlihazırdaki sunucuların %20’sine yakınının hiçbir şey yapmadığını düşünecek olursak, önümüzdeki dönemde organizasyonun da büyük önem taşıyacağı anlaşılıyor.

4- BULUT BİLİŞİM

Bulut bilişim (cloud computing) son iki yıldır önemli bir ivme kazandı ve geleceği parlak görünüyor. Google ve Oracle gibi teknoloji devleri bulut hizmetleri başlatırken Dropbox ve Amazon gibileri de var olan hizmetlerini geliştirdiler. Devletler de bulut bilişime dikkat etmeye başladı. Microsoft’un, Çevre Koruma Ajansı’nın 25.000 çalışanını bulutla buluşturmak üzere bir ihale kazandığını açıklaması da dikkat çekiciydi.

Hibrit bulut hizmetleri de önümüzdeki dönemde çok konuşulacak. Birçok sağlayıcının sunduğu hizmetten oluşan hibrit bulut, özel ve halka açık bulutların bir bileşimi olarak da tanımlanabilir. Bulut bilişimin bir uzantısı olarak kullanmak da mümkün. Gartner’a göre özel bulutlar hareketliliği geliştirip dominant olacak. Özellikle mobil uygulamalar alanında insanlar bulutu iş gelişimini hızlandırmanın bir yolu olarak görmekteler.

Düzinelerce özelleşmiş sağlayıcının olduğu hibrit bir ortam yakın zamanda oluşabilir. Bu, yetkinliği ve kapasiteyi artırmakla ilgili bir şey. Hibrit veri merkezlerinde şimdiden yer almak için bu konuyu yakından takip etmekte fayda var. Ayrıca kendinize yer açmak için, kritik olmayan verilerinizi buluta taşımak da bir seçenek.

5- TV HER YERDE!

Bütün sevdiğiniz programları çevrimiçi olarak izleyip kablo TV veya dijital platform aboneliğinizi iptal edebileceğinizi mi sanıyordunuz? Bu kadar aceleci davranmayın.
Platform şirketlerinin kurnazca planları var.

Bu şirketler, aboneliğinize devam ettiğiniz takdirde internete bağlı cihazlarınızdan canlı TV ve istek üzerine sipariş edilen filmleri ve TV programlarını izlemenize izin verecekler. Ülkemizde TTNET Tivibu, Digiturk IQ ve D-Smart BLU gibi üç nadide örnek şimdiden kullanılabilir durumda.

“Her yerde TV” konsepti 2010’dan beri büyük beklentilere konu oldu ama bu beklentileri tam olarak karşıladığını söyleyemeyiz. Bunun sebebi elbette tüketicinin ilgisinin yoğun seviyelere taşınmaması. Ancak tablet cihazların yükselişi “elde televizyon izleme” imkânına olan talebi artırabilir.

6- NESNELERİN İNTERNETİ

Uzmanlara göre önümüzdeki birkaç yıl içinde tüm eşyaların ağa erişimi olacak. Hareketli nesnelerin de GPS modülü standart hâline gelecek. Kendini inşa edebilen konuma dayalı ağlar, günlük hayatımız içinde usulca kendine yer bulacak. Her eşyanın bir IP adresine sahip olmasından bahsediyoruz. Her eşyanın IP adresinin olması, onların takip edilebilir olacağı anlamına geliyor. Kişisel eşyaları düşünmeyelim sadece. Otomobiller ve sokak lambaları ağ üzerinden iletişim kurabilecek. Böylelikle uzun bir otoyolda ilerleyen arabanın sadece geçmekte olduğu bölümler aydınlanabilir.

Nesnelerin internetini tek başına değil, genel bir konsept olarak değerlendirmek gerekiyor. Bütünleşik sensörler, görüntü tanıma, zenginleştirilmiş gerçeklik, yakın saha iletişimi gibi unsurlar önemli ölçüde belirleyici olacak.

Elbette bu teknolojiler de karşısında “mahremiyet” başlığı altında bir direnç görecektir. Günümüz internetinin en çok tartışılan konularından biri olan gizlilik, nesnelerin internetiyle birlikte daha da su yüzüne çıkacak.

Nesnelerin interneti için uzak bir gelecekten bahsetmiyoruz. Bir süredir tarımsal sulama için SIM kartlardan faydalanılıyor.

Yapılan araştırmalara göre bugün internete 10-11 milyar cihazın bağlı olduğu tahmin ediliyor ve bu rakamın 2020 yılına gelindiğinde 50 milyar cihaz seviyesine çıkması öngörülüyor. Aynı araştırmalara göre; 2003 yılında dünyada kişi başına düşen birbirleriyle bağlantılı cihaz oranı 0,08 iken bu oran 2020’de 6,48 olacak. Ayrıca 2020 yılında, 20 adet tipik ev cihazının üreteceği bilgi trafiğinin, 2008 yılında üretilen tüm internet trafiğinden daha fazla olacağı tahmin ediliyor.

Buradaki anahtar teknolojilere bütünleşik sensörler, görüntü tanıma ve NFC dâhil. 2015’e gelindiğinde, işletmelerin %70’inden fazlasında tek bir patron internete bağlı her şeyi denetleyecek. Her şeyin interneti tüm dünyayı çevreleyecek.

7- ESNEK EKRANLAR

İnsanı hayretler içinde bırakan bu eğilebilen arabirimler telefonunuzu veya tabletinizi kıvırarak ekrandaki sayfayı yakınlaştırıp uzaklaştırmanızı ve sayfayı kaydırmanıza imkân veriyor.
LG, Samsung ve Nokia gibi şirketler bükülebilir ekranlı ürünlerle ilgili somut adımlar atmış durumda. Önümüzdeki yıllarda nihai tüketici ürünleriyle karşımızda olacaklarına kesin gözüyle bakabiliriz. Ancak gerçekten heyecan yaratan kâğıt kadar ince ve kıvrılıp cebinize sığan cihazlar henüz bizden yıllarca uzakta.

8- STRATEJİK BÜYÜK VERİ

Kurumlar, geleneksel olmayan veri tiplerine ve dış veri kaynaklarına daha fazla odaklanacak. Büyük veri sosyal ağlarla bütünleşerek devrimsel bazı sonuçlar sağlayabilecek. Web’deki en zengin büyük veri kaynaklarına sosyal grafiği, niyet grafiği, tüketim grafiği, ilgi grafiği ve mobil grafiği gibi özel alanlar dâhil olacak.

Tek bir kurumsal veri deposu kavramı artık miadını doldurmuş durumda. Çoklu sistemlerin birbirine bağlanması şu aşamada önem kazanıyor. Dolaylı olarak herkesi fakat temel olarak dev şirketleri ilgilendiren stratejik büyük veri konusu, yakın dönemin en önemli başlıklarından biri olacak.

9- İŞLEMEYE UYGUN ANALİZLER

2013 ve 2014’te bulut, paketlenmiş analizler ve büyük veri hız kazanacak. Artık işlerde gerçekleştirilen tüm faaliyetler üzerinde analiz ve simülasyon gerçekleştirilebilmek mümkün. Mobil cihazların veriye ulaşama ve iş kararlarına destek vermesi de tam da bu süreçte önem kazanacak.

10- ENTEGRE EKOSİSTEMLER

Kurumların altyapı veya uygulama iş yükünü karşılamak için yazılımların ve hizmetlerin daha sık paketlenmesi söz konusu olacak. Yazılımla birlikte donanım olarak daha fazla gereç satılacak. Yeni eğilimse sanal gereçler. Gartner, önümüzdeki beş yılda kurumlar için yazılım ve donanım gereçlerinin oluşturduğu engetre ekosistemlerin daha da popülerleşeceğini ön görüyor.

Yorum ekle