Sensormatic Blog

Web 3.0 Neyi Değiştirecek? Güvenlik Bundan Nasıl Etkilenecek?

Web 2.0 döneminde içerik üreten tüketiciler olarak kişisel verilerimizle sosyal medya platformlarında reklam hedeflemesi haline gelerek büyük bir dijital pazarlama dünyası yarattık. Bunun da ötesinde siber saldırılarla kişisel veri ihlalleri katlanarak büyüdü. Milyarlarca dolarlık ihlallerin öznesi olmayan şirket ya da insan neredeyse kalmadı. Şimdi ise blokchain’in büyük güvenlik vaadini arkasına alan Web 3.0’ı konuşuyoruz. Peki Web 3.0 nedir? İnternetin yeni çağı olarak neyi değiştiriyor? Tüketici, Web 3.0 ile okuryazarlıktan hangi aşamaya geçiyor? Web 3.0’ın güvenlik vaadi nedir? Gelin birlikte inceleyelim…

İnternet, sürekli evrimleşen bir teknoloji. Bugüne kadar Web 1.0 ve Web 2.0’ı deneyimledik.  Değeri ve içeriği web sayfasını geliştiren şirketlerin sağladığı, geliri de onların kazandığı Web 1.0 dünyasından Web 2.0 dünyasına geçiş, 2005’e geldiğimizde sosyal medya, bulut bilişim ve mobil teknolojilerin doğması ve artan bağlantı hızlarıyla birlikte gerçekleşti. 2006’da tüm dünyaya açılmaya karar veren Facebook ile birlikte sosyal medya geniş kitlelerle buluştu. Ardından YouTube ve Twitter hayatımıza girdi. iPhone’un 2007 yılında lanse edilmesi ve telekom altyapısında GPRS teknolojisiyle günün her saati online hale geldik. 2008 yılında Apple’ın AppStore’u duyurması ise mobil cihazlarda web kullanımını her geçen gün artırdı. Bu yeni dönemde kullanıcılar web sayfalarındaki bilgilere erişebilen yani sadece okuyabilen tüketiciden, içerik üreten yani okur yazar kimliğine geçiş yaptı. Web 2.0’da içerik üretenler artık kullanıcılar olmasına rağmen gelirde pastadan büyük dilimi teknoloji şirketleri almaya devam etti. İşte bu dönemde farkında olarak ya da olmayarak kişisel verilerimizle reklam hedeflemesi haline gelerek büyük teknoloji devlerini yarattık. Bunun da ötesinde kişisel verilerimize yapılan siber saldırılar bugün hala milyarlarca dolarlık veri ihlallerine konu olmaya devam ediyor.

WEB 3.0 ÇAĞI

Şimdi ise Web 3.0’ı konuşuyoruz. Bilgi ekonomisi olan Web 1.0’dan platform ekonomisi olarak anılan Web 2.0’a geçmiştik. Sırada token ekonomisi denen Web 3.0 var. Web 3.0 makine öğrenmesine, yapay zekaya ve blockchain teknolojisine dayanıyor. Web 2.0 kullanıcılar tarafından yaratılan ve merkezi web sitelerinde yer alan içeriklere odaklanırken, Web 3.0 kullanıcılara çevrimiçi verileri üzerinde daha fazla kontrol imkanı tanıyacak. Tüketici artık okuryazarlıktan uygulayıcı tarafa da geçiyor. Web 3.0, Web 2.0 ve Web 1.0’ın en iyi yanlarını bir araya getirip yeni bir web kavramı oluşturuyor. Web 1.0’ın dağıtık yapısını, komünite tarafından yönetilir şekilde yeniden tanımlıyor ve bunu Web 2.0’ın zengin kullanıcı deneyimi sağlayan modern teknolojileriyle birleştiriyor. Ve bunu blockchain altyapısıyla yapıyor.

BLOCKCHAIN’İN ROLÜ

Blockchain, kullanıcıların direkt olarak birbirleriyle sunucu, aracı ya da güven otoritesine ihtiyaç duymadan etkileşim kurabilmesine olanak tanıyan, herkesin erişebildiği ama hiç kimsenin sahibi olamadığı özel bir teknoloji. Blockchain güven unsurunu kripto ağlar üzerinde matematiksel olarak sağlar. Etherium gibi akıllı kontrat blockchain ağları, ‘programmable trust’ ile güven unsurunu kurumlardan bireye yani yukarıdan aşağıya değil bireylerden/yazılımlardan başlatacak şekilde aşağıdan yukarıya doğru tesis eder.

Diğer yandan geleneksel sunucular, kullanıcıların verilerini emanet ettiği üçüncü partiler tarafından yönetilen, zaman zaman çökme ve hack edilebilme riski taşıyan bileşenlerdir. Belki de tarihte ilk defa Blockchain üzerinde koşan uygulamaların hiçbir zaman çökmeyeceği, dağıtık, tutarlı ve ülke sınırlarına bağımlı olmayan bir deneyim sunmasını mümkün kılıyor.

MERKEZİYETSİZLİK

Web 3.0 merkeziyetsiz olmasıyla öne çıkıyor. Aracıların kullanıcı verilerini kontrol etmesi artık mümkün olmayacak. Bu özgürlük de devlet ya da şirketler tarafından sansür riskini azaltacak. Metaverse altyapısı da bu sayede tamamen merkeziyetsiz olacak.

Metaverse uzmanlarının ortak görüşü Metaverse’ün alt yapısının Web 3.0 olarak da adlandırılan ve blok zinciri ve Uç Bilgi İşlem (Edge computing) teknolojilerinin desteklediği merkeziyetsiz bir altyapıya geçeceği yönünde. Bu yeni dünyada veri monarşilerinin olmayacağı, yani kullanıcı verilerinin merkezi olmayan bir veri deposunda tutulacağı ve herkesin kendine ait bir veri deposunun olacağı öngörülüyor.

Kullanıcı bir Sanal Gerçeklik veya Artırılmış Gerçeklik gözlüğü taktığında veya herhangi bir sisteme yüzünü tanıttığında, kişinin çok özel biyometrik verilerinin de merkeziyetsiz bir yapıda saklanıyor olması ve kullanıcı dışında başka hiç bir kurum veya kimse tarafından saklanamıyor olması güvenlik açısından en ideali olacak. Bu sayede tüm kişiye özel verilerin kontrolü platformların sahibi olan şirketlerde değil kullanıcılarda olabilecek.

VERİ MÜLKİYETİ SAHİBİNE DÖNECEK

Web 3.0, tüketici verilerini blok zincirinde depoladıkça bu verileri merkezden uzaklaştırmış ve şirketlerin veri kullanımını şeffaf hale getirmiş olacak. Veriler ihlallerden de korunmuş olacak. Veri mülkiyetinin tüketicilere geri verilecek.

Web 3.0, bilgisayar korsanlığını da önleyebilir. Şöyle ki; kayıtların uçtan uca şifrelenmesi nedeniyle blok zincirinin saldırıya uğraması pek olası görünmüyor. Verileri anonimleştirmek ve bunlara erişim izni istemek, bilgisayar korsanlarının web sitenize saldırmasını engelleyen başka bir güvenlik katmanı. Şu anda Apple, Google ve Facebook gibi devler güvenlik için zaten blockchain kullanıyor. Web 3.0, potansiyel müşterilerin web sitenizi daha rahat ziyaret etmelerini sağlayacak tüketici gizliliğini de artırmayı vaat ediyor.

Web 3.0’ın temel prensiplerini şöyle toparlayabiliriz:

Sistem otoritelere ihtiyaç duymadan dağınık olarak çalışır.

Güven unsuru, kişi ve kuruluş değil kripto ağlarda matematiğin kendisidir.

Yönetim bir kişi veya şirketin elinde değil, komünitededir.

Kimse sizi bloklayamaz, sansürleyemez, erişiminizi engelleyemez.

Kazanç üretene gider. Bu bir uygulama geliştirici ya da içerik üreticisi olabilir.

Son söz olarak Web 3.0’ın sunduğu daha güvenli internet ve şeffaflığa rağmen yine de her teknolojinin, kendi riskleri ile birlikte geleceğini de unutmamak gerekiyor.

Yorum ekle